Yeni Zelanda ve Pasifik işçi sınıfı, emperyalizme karşı birleşin!

Bu konuşma, Yeni Zelanda’daki Sosyalist Eşitlik Grubu’nun liderlerinden Tom Peters tarafından, WSWS ve Dördüncü Enternasyonal Uluslararası Komitesi tarafından düzenlenen 2026 1 Mayıs Çevrimiçi Toplantısı’nda yapıldı.

Sosyalist Eşitlik Grubu, İran’a karşı yürütülen yasa dışı ABD-İsrail savaşı nedeniyle ekonomik krize sürüklenen Pasifik bölgesinden bu toplantıya katılan herkese devrimci selamlarını iletiyor.

Birçok Pasifik ülkesi coğrafi olarak izole ve yoksuldur ve elektrik üretmek için neredeyse tamamen dizele bağımlıdır. Nüfusun yarısından fazlasının yoksulluk içinde yaşadığı Papua Yeni Gine’de dizel fiyatları yüzde 70’e varan oranlarda arttı.

Emperyalist güçler yeniden kitlesel çalkantılar bekliyorlar. Binlerce Fransız çevik kuvvet polisi, toplumsal eşitsizlik ve sömürge yönetimine karşı kitlesel bir ayaklanmayı şiddetle bastırdıktan iki yıl sonra Yeni Kaledonya’yı işgal etmeye devam ediyor.

23 Mayıs 2024, Yeni Kaledonya, Nouméa'daki merkez karakolunun önündeki polisler [AP Photo]

Pasifik militarize ediliyor ve Çin’e karşı ileri seviyedeki savaş planlarının içine çekiliyor.

ABD’nin müttefiki emperyalist bir güç olan Yeni Zelanda, bir anlaşmayı dayatarak Cook Adaları üzerindeki sömürgeci hakimiyetini güçlendirdi. Anlaşma, Yeni Zelanda ordusuna takımadalara engelsiz erişim sağlıyor ve Cook Adaları’nın Çin ile ticari anlaşmalar yapmasını kısıtlıyor.

20. yüzyıl boyunca Yeni Zelanda egemen sınıfı, Pasifik’teki kendi emperyalist girişimlerine İngiliz ve Amerikan desteğini sağlamak için on binlerce genci iki dünya savaşında savaşmaya ve ölmeye gönderdi.

Üçüncü Dünya Savaşı hızla tırmanırken, Ulusal Parti liderliğindeki hükümet, pazarların ve kaynakların şiddetli bir şekilde yeniden paylaşılmasının dışında kalmamaya kararlıdır.

ACT partisi lideri David Seymour (solda), Ulusal Parti lideri Christopher Luxon ve Önce Yeni Zelanda partisi lideri Winston Peters, 24 Kasım 2023. [Photo: Facebook/David Seymour]

Başbakan Christopher Luxon ve Dışişleri Bakanı Winston Peters, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik kışkırtılmamış saldırısını destekleyerek bunun “uluslararası barış ve güvenliği” savunmak için yapıldığını iddia ettiler. Bakan Peters nisan ayında Washington’u ziyaret ettiğinde, Donald Trump’ın İran’ı “Taş Devrine geri döndürmek” ve medeniyetini yok etmek için yaptığı soykırım tehditlerini kınamayı reddetti.

Yeni Zelanda’daki işçi sınıfı için savaş ağır bir toplumsal krizi derinleştiriyor. Yıllık enflasyonun yıl ortasına kadar yüzde 3,1’den yaklaşık yüzde 5’e yükselmesi bekleniyor. Sadece bir yıl içinde gıda fiyatları neredeyse yüzde 5, elektrik fiyatları ise yüzde 12 oranında arttı.

Reel ücretler düşerken, toplu işten çıkarmalar işsizlik ve eksik istihdamı yüzde 10’un üzerine çıkarttı. Yarım milyon kişi, yani her 10 kişiden biri aşevlerine muhtaçtır ve her beş çocuktan biri yoksulluk içinde yaşamaktadır.

100 bin kişi fiilen evsiz durumda. Aşırı sağcı ACT Partisi’nin lideri olan Başbakan Yardımcısı David Seymour, geçtiğimiz günlerde yoksul ve evsiz insanların “tarihteki çoğu yer ve çoğu zamanla kıyaslandığında krallar ve kraliçeler gibi yaşadıklarını” iddia ederek krizi görmezden geldi.

Egemen sınıf, şirket kasalarına daha fazla para aktarabilmek ve orduyu genişletebilmek için kamu hizmetlerinin ve işçilerin yaşam standartlarının içini boşaltmaya çalışıyor. Askeri harcamaları iki katına çıkarma sözü veren hükümet, muhalefetteki İşçi Partisi ve en büyük sendika olan Kamu Hizmetleri Birliği’nin desteğini alıyor.

İşçi sınıfı ise direnmeye çalışıyor. Geçtiğimiz ekim ayında, 100 binden fazla öğretmen ve sağlık emekçisi, 1979’dan bu yana Yeni Zelanda tarihindeki en büyük grevi yaptı.

23 Ekim 2025'te Auckland'da Yeni Zelandalı işçilerin kitlesel grevi

Sosyalist Eşitlik Grubu, sendika bürokrasisinin, kontrolü elinde tutmaya devam ettiği sürece, bu mücadeleleri tecrit edip ihanet etmek için devletle işbirliği yapacağı uyarısında bulundu. Geçtiğimiz aylarda sendikalar, büyük greve katılan binlerce işçiye ücret kesintileri dayattı.

Kemer sıkma politikalarına ve militarizme karşı gerçek bir mücadele yürütmek için işçiler, kendilerinin kontrol ettiği taban komiteleri inşa etmelidir. Avustralya ve Pasifik’teki işçilerle bilinçli bir sosyalist hareket içinde birleşmelidirler.

Böyle bir hareketin inşası, işçileri ve gençleri İşçi Partisi’ne ve müttefiklerine tabi kılmaya çalışan ve hükümetin gündemiyle temelde hiçbir farklılığı olmayan üst orta sınıfın tüm sahte sol örgütlerine karşı siyasi bir mücadele gerektirmektedir.

Sosyalist Aotearoa, İşçi Partisi ve Yeşiller Partisi üyelerini ve sendika yöneticilerini halka açık toplantılarına konuşmacı olarak davet ediyor ve ondan sonra sahtekarca “savaş karşıtı” pozu takınıyor.

Sosyalist Aotearoa lideri Joe Carolan, “[Kasım seçimlerinde] bu sağcı hükümetten kurtulmak için İşçi Partisi’ne ihtiyacımız olacak,” diyor Sosyalist Aotearoa ve Uluslararası Sosyalist Örgüt, Yeşiller ve sağcı milliyetçi Önce Yeni Zelanda Partisi’ni de içeren bir koalisyon olan Jacinda Ardern’in İşçi Partisi hükümetini destekledi. Ardern, Rusya’ya karşı ABD-NATO savaşı için Ukraynalı askerlerin eğitilmesine yardımcı olmak üzere Britanya’ya asker göndermek de dahil olmak üzere ABD emperyalizmi ile bağlarını güçlendirdi. 2023’ün sonlarında İşçi Partisi hükümeti İsrail’in Gazze’ye yönelik soykırım saldırısını destekledi.

İşçi Partisi ve Yeşiller İran’a karşı savaşı yasa dışı ilan ettiler ama Washington ile ittifakı ve onun temel emperyalist hedefi olan Çin’e karşı askeri kuşatma ve savaş kışkırtıcılığını destekliyorlar.

 Bu toplantıyı dinleyen işçileri, öğrencileri ve gençleri bu partilerden ve onların sahte sol savunucularından kopmaya çağırıyoruz. Barbarlığa ve savaşa doğru gidişi durdurmanın tek yolu, işçi sınıfının tüm kapitalist eğilimlerden siyasi bağımsızlığı için mücadele etmektir. Merkezi görev, işçi sınıfının devrimci önderliği olarak Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nin Yeni Zelanda ve Pasifik’teki şubelerini inşa etmektir.

Loading