International Committee of the Fourth International
WRP Troçkizme Nasıl İhanet Etti?

“Observer” Davası

İşçilerin Devrimci Partisi’nin siyasi yozlaşmasının izini sürmek açısından, İşçi Partisi hükümetinin son günlerinde gerçekleşen siyasi bakımdan aydınlatıcı bir olay vardı: İşçilerin Devrimci Partisi’nin Observer gazetesine açtığı davanın görülmesi. Yargılamanın başlamasından üç yıl önce, Eylül 1975’te, Observer’da yayımlanan ve okulun arazisinde silah depoları saklandığını ima eden iftira niteliğinde bir makalenin ardından WRP’nin eğitim merkezi polis tarafından basıldı. WRP haklı olarak iftira davası açtı ve dava nihayet Ekim-Kasım 1978’de görülmeye başlandı.

Ne Banda ne de Healy WRP adına tanıklık etti. Bunun yerine partinin ilkelerinin açıklanmasını Merkez Komitesi’nin diğer üç üyesine, yani Corin Redgrave, Vanessa Redgrave ve Roy Battersby’ye ve WRP’nin avukatına bıraktılar. Observer’ın ileri sürdüğü iddiaların niteliği göz önünde bulundurularak, gazetenin avukatları, kaçınılmaz olarak, dava boyunca jürinin dikkatini WRP’nin şiddete yönelik tutumuna yoğunlaştırmaya çalıştılar. Bu durum, Marksist devrimciler için emsali olmayan bir şey değildi; Marksist devrimciler, kitlelerin egemen sınıfın örgütlü devlet şiddetine karşı devrimci şiddete başvurma hakkının uzlaşmaz savunuculuğunu, bireysel terörizmin açık bir biçimde reddedilmesiyle sıklıkla birleştirmişlerdi.

Ancak WRP “sanıkları”nın tutumu, burjuva kamuoyuna utanç verici ve yaltaklanan bir teslimiyetti. Davadaki davacı konumunda olan ve herhangi bir suçlamayla karşı karşıya bulunmayan WRP tanıkları, kendilerini yasalara saygılı, saygıdeğer küçük burjuva bir tartışma kulübünün hanımefendi ve beyefendi üyeleri olarak sunmak için ellerinden geleni yaptılar. Dame Vanessa (OBE)* ve Sir Corin’e hakkını vermek gerekirse, bu yetenekli tiyatrocuların Healy tarafından yazılmış repliklerini oynadıklarını belirtmek gerekir. Onlara, davayı devrimci ajitasyon ve propaganda amacıyla kullanmamaları talimatı verilmişti. Konuşmaları mahkemedeki Lord Hazretleri’ne ve orta sınıf jüriye hitap ediyordu. Şiddete karşı tutumları sorulduğunda, Marksizmin devrimci ilkeleri Quaker teolojisiyle tamamen uyumlu olabilirmiş gibi yanıt verdiler.

Tüm devrimci ilkeleri ihlal eden WRP, davanın tonunun, parti avukatı Bay John Wilmers tarafından belirlenmesine izin verdi; Wilmers mahkemeyi ve mahkemenin önyargılarını yatıştırmak için sunumunu özenle hazırlamıştı. News Line 25 Ekim 1978’de onun açılış konuşmasını şöyle aktardı:

Bay Wilmers devamla, davacıların “Marksizme son derece tutkuyla inandıklarını” söyledi.

“Bu ülkede bir devrim gerçekleştirmek istiyorlar ama temel bir değişiklik anlamında bir devrim, sokaklarda silahla çatışma anlamında değil.

“Kapitalizmin devrilmesi ve sosyalist bir toplumun inşası için işçi sınıfını seferber etmekten söz ediyorlar.

“Ama şiddete ve zora kökten karşılar.

“Amaçlarına insanları görüşleri konusunda eğiterek ve propaganda yoluyla ulaşabileceklerini düşünüyorlar.”

Sonraki haftalarda WRP’nin tanıkları tarafından hiçbir itirazda bulunulmayan ve düzeltilmeyen bu açılış konuşması, Marksizmin reddedilmesine eşdeğerdi. 26 Ekim 1978 Perşembe günü News Line, Corin Redgrave’in bir önceki gün verdiği ifadeyi aktardı. Bu ifade, Troçkist ilkelerin bir karikatürüydü.

Öğleden sonra Bay Redgrave, davalı tarafın avukatı Bay Colin Ross Munro tarafından İşçilerin Devrimci Partisi’nin siyasi politikaları hakkında çapraz sorguya çekildi.

İşçi iktidarı mücadelesi hakkında sorulan Bay Redgrave, bu mücadelenin barışçıl, yasal ve anayasal yöntemlerle sürdürüldüğünü söyledi.

Avukat, “WRP önderliğinde silahlı bir ayaklanma yok mu?” diye sordu.

Bay Redgrave “Bizim amaçlarımız bakımından yok,” diye yanıt verdi.

Bay Redgrave, mahkemeye, Britanya’da faşist bir devletin kurulması halinde partinin “güce güçle karşılık vermek” amacıyla silaha başvurma olasılığını değerlendirebileceğini söyledi.

“Bu, demokrasinin tüm biçimlerinin ortadan kaldırıldığı ve halkın çoğunluğunun demokratik haklarını yitirdiği bir durum olurdu.”

Bu ifade, Marksizmin burjuva demokrasinin sınıfsal niteliğine ilişkin tüm temel öğretilerinin korkakça bir biçimde reddedilmesiydi. Silahlara başvurma olasılığı yalnızca faşist devlete karşı mücadeleyle sınırlandırılmıştı; yani proletaryanın yenilgisinden sonraya. İfade kısa süre sonra daha da kötüleşti:

İşçi sınıfının bir ayaklanma için silahları nereden elde edeceği sorulduğunda Bay Redgrave, kendileri de demokratik hakları savunmak isteyebilecek ordu kesimlerinden gelebileceğini söyledi.

“Geçmişte bu tür demokratik hakların tarihi böyle olmuştur ve Portekiz’de olan da buydu.”

Şunu akılda tutmak gerekir: bu ifade tam da WRP’nin İşçi Partisi hükümetini devirme ajitasyonunun doruğa ulaştığı ve partinin iktidar mücadelesine giriştiğini ilan ettiği noktada veriliyordu. Ancak kamuoyu önünde konuşan ve kitlesel bir işçi sınıfı dinleyicisine hitap eden Redgrave, devrimci şiddeti reddetmekle kalmadı; Britanya emperyalizminin ordusuna ve devletine güvenini ve desteğini de açıkça ifade etti. Başka hiçbir şey olmasa bile bu ifade, hükümeti devirme ve iktidar için mücadele etme konusundaki tüm siyasi tumturağına rağmen WRP’nin kapitalist devlet karşısında yılgınlık içinde olduğunu gözler önüne sererdi. WRP’yi olası hukuki işlemlerden korumaya yönelik en dikkatli ifade seçimine rağmen, partinin tanıkları defalarca devleti yatıştırmak için özel çaba gösterdiler; yalnızca kitleleri aldatmaya ve onların siyasi bilincini baltalamaya yarayan gönüllü açıklamalar yaptılar.

Redgrave o kadar ileri gitti ki, işçi savunma birliklerinin yalnızca bölgelerde devriye gezmek için yeterli polisin bulunmadığı yerlerde gerekli olduğunu ima etti!

28 Ekim 1978 Cumartesi günü News Line, WRP’nin baş sözcüsü işlevini gören Corin Redgrave’den daha fazla mide bulandırıcı ifadeler yayımladı: “Şiddeti öğretmedim, şiddeti hiçbir zaman uygulamadım ve şiddete karşıyım; partimin de her zaman izlediği yol budur.”

Davanın sonunda jüri, davacıları haklı bulup Observer’ın gerçek dışı şeyler yazdığına hükmettikten sonra hâkim, Redgrave’lere ve diğer WRP davacılarına şiddetle arzuladıkları tek şeyi vermedi: itibar. Ancak davanın en büyük ironisi, WRP davacılarının mahkemedeki tutumunun, itibarlarına, Observer’ın onlara yönelttiği suçlamalardan çok daha büyük zarar vermiş olmasıydı.

Dipnot

* Çevirmenin notu: Vanessa Redgrave’in Britanya İmparatorluk Nişanı’na aday gösterilmesine yapılan bir gönderme.